| Beyin kapasitesini arttırmak için inançlı veya inançsız olmak önemli midir? |
|
|
|
| I | |
|
Zikrin, yani kelimelerin beyindeki tekrarının, beyinde yeni hücre bloklarını devreye sokma çalışmaları olduğunu tasdik eden ilk bilimsel makale ise 1993 yılı aralık ayında Dünyanın en ünlü bilim dergisi olan “Scientific American”da John Horgan imzasıyla yayınlandı... Uzun yıllar yapılan yoğun laboratuvar çalışmaları sonucu açıklanıyordu bu makalede... Sonuç, her yeni öğrenilen ve tekrarlanan kelimeler, beyinde o zamana kadar boş-âtıl duran hücre guruplarını devreye sokarak beynin çalışan kapasitesini arttırıyordu!. Siz, Allah`ın belirli isimlerini beyninizde, bir süre, belirli bir düzen içinde tekrar ettiğiniz zaman, otomatikman beyninizde o anlam doğrultusunda bir kapasite oluşuyor; böylece kişiliğinizi o anlam istikametinde geliştiriyorsunuz! İster inançlı olun, ister inançsız, bu hiç farketmiyor!. Çünkü bu, “Allah`ın Sistem ve Düzeni”!. “SİSTEM’in ve “DÜZEN’in işleyişi”nin sizin inançlarınızla hiç alâkası yok!. Bu konunun anlaşılamayışının en büyük sebebi, Allah’ın güzel isimlerinin işaret ettiği mânâlardan oluşmuş bir formül olduğunuzun farkında olmayıp; “ibadet”i, “ötenizdeki bir tanrıyla ilişkiler” zannedişiniz!. Oysa, Ahmed Yesevî`den Yunus Emre`ye, Abdulkâdir Geylanî`den İmam Gazalî`ye, Hacı Bektaş Velî`den Erzurumlu İbrahim Hakkı`ya, Mevlâna`ya kadar her gerçeğe ermiş zât, “Allah`ın, insanın Hakikatinda olduğu”na dikkati çekmiş; ötendeki tanrıya değil, özündeki Allah`a yönelip O`nu keşfetmeye çalışmanın zorunlu olduğu gerçeği üzerinde durmuşlardır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
burada anlatılmak istenen Allah'ın isimleirinin söylenmesinin beyni nasıl yönlenndirdiğidir. İnançsız demek Allah'a ya da imanın şartlarından en az birine inanmayan demektir. Yani insan eğer Allah'ın isimlerini çokca zikretse bu yönde bir eğilim olup insanın iman sahibi olmasına neden olabilir fakat bu demek değildir ki insan inanç esaslarına inanmasa fakat Allah'ı çokca ansa ve Allah'a inansa iman etmiş olacaktır. İmanda esas kalp ile iman dil ile tasdik olduğundan bu anlamda kalp ile bu esaslara inanmalıdır. sonuçta iman inanmaktan gelir yani bunlara inansa ben inanıyorum demesine ya da amelleriyle göstermesine gerek yoktur. 'İster inançlı olun, ister inançsız, bu hiç farketmiyor!.Çünkü bu, Allah`ın Sistem ve Düzeni!. SİSTEMin ve DÜZENin işleyişinin sizin inançlarınızla hiç alâkası yok!.' derken ölümü tattıktan sonra inançsız kişiye dünyada yaptığı zikrin faydası var mı, yok mu?Yoksa inanmaktan gaye o işi yapmak mı?Yani o diliyle inanmadığını söylese de ameliyle gerçekte inanıyor mu oluyor?...İnanç amelde mi saklı?...Düşündürenlerden Allah razı olsun. |
| Günün Sorusu |